Powered By Blogger

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

14 Nisan 2010

Kıyamet.. hep numara çekti...




nefes almanın zorluğunu yüreğimden hissettiğim anlardan ve günlerden bir sen vakti şimdi...
zaman mı atıyor, nabzımmı akıyor.. bilmem. dondum kaldım ben sadece. buradayım. varım. dışarıdan bakınca varım da sevgili içerden bakınca karanlık manzara.. sis pus dolmuş. görünmem öylesi zor.

biliyorum.. sende öylesin. biliyorum seninde gözlerinden usul usul yollar akıyordur şimdi. biliyorum seninde yüreğinde acı vardır hissedilen. vardır değil mi? var olmasına inanmak istemek belki.. ama biraz tanımışsam bu ilişkiyi.. vardır...

ellerim titredi o an.. içimin ürpermesi kadar sık.. durmadı.. yorganı çektim üzerime.. neden sonra anladım yüzümdeki nemden.. ıslanmış bir köşesi.. yanağımın altına koyduğum köşesi.. diğer köşe kupkuru... yani yanağımın altına koymuşum bizi ben.. nemlenmişler.. ıslanmış.. ağlamışız biz.. yanağımın altında hissetmeye çalışmışım seni.. ellerini aramış ellerim titreye titreye... öyle bir böğürme sesi ki bu o kadar yabancı ki... tanıyamadım kendimi. acının içimden çıktığı sesi o kadar korkutucuydu ki...

niye böyle oluyor bilmiyorum...
nasıl böyle olabiliyor bilmiyorum...
tek bildiğim...
her defasında hücrelerimin tükenmeye yüz tutmuş hali..

içimde öyle bir fırtına kopuyor ki şimdi...
fırtınanın gürültüsünü duydum... evet duydum...
evsiz kalacak insanları gördüm, sevdiğini kaybedecek kadınları gördüm, lal olacak yürekleri sezdim, şehiri kaplayacak siyah bulutu gördüm, gündüzün olmayacağını gecenin hakim olacağını duydum...

kıyamet geliyormuş...

dua edelim... gelmesin...
gelmesin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder