Powered By Blogger

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Nisan 2009

Nedendir bilinmez sessizliği...

serbest kalamadı gitti...

kalemim..elim.kolum.. hep tutulmuş.hep yasaklı. kendi sağolsun... yasak kelimem çok.
rüzgar var oysa...pek güzel bir rüzgar. bembeyaz martılara bir selam çakıp, bembeyaz bulutlarda kaybolmalı şu beden.

ne yaştır gözümden akan.
ne kandır yüreğimden damlayan...

sustu kaldı tüm bedenim.öylesi tepkisiz. öylesi umursayan..öylesi umursayamayan. öylesi el kol kalkmaz çıt çıkmaz haller.
sabah olsun.
akşam olsun.
işe gideyim.
eve geleyim.
sevgilimle buluşayım.
arkadaşlarla laflayayım.
bir iki sigara içeyim.
bir iki kadeh birşeyler...
maç izleyeyim.
biri köprüden atlasın.
atlamasın.
otobüs gelmesin.
gelsin.
kavga kıyamet kopsun.
farketmez gerçekten... doğal hepsi. çok doğal geliyor kulağıma ve yaşadığım kimi anlara...

Bir deprem kendime getirir belki.o zaman tepki veririm bilirim...yoksa..duruyorum ben öylesine.

Kadıköy'de sahilinde durduğum o akşamda mı kaldı ruhum.. belki.

serbest kalamadı gitti...cümlelerim. saçma sapan bir halde...birbirlerine sırnaşıyorlar sadece.
ne yaştır..
ne kandır...
öylesi bir atıştır kalbimdeki...
öylesi bir bakıştır gözümün içinden...
öylesi bir duruştur...
evet evet.

sadece duruyorum bu hayatta..

25 Nisan 2009

Teni tazeleyen uğultudur sarıldığım...


Rüzgar var.. Mis gibi. Buz gibi.

Elimi yüzümü öperken o sesimi duymuyorum çoktan kaldı geride.. bir sessiz fısıltı ve mırıltıydı benimki. ıslık çalıyor kulaklarımda. dertleştik bol bol...o inledi... ben dinledim...ben fısıldadım.. o aldı götürdü benden...

mis gibi... rüzgar var dışarıda...

yüzüm pembeleşmiş eminim. hani yıkandıktan sonra tazelenmişcesine deri... nefes almış besbelli.durmasın rüzgar...essin böylesi sarılsın hep. tazeleniyor hayat. tazeleniyor tenim...

durursa... biliyorum.

Çıtını çıkarmazsa bu mavi gök... tazelenemezken kendi. beni nasıl yenilesin...

"Rüzgarın durulduğu zamanlardan ufak notlar"

22 Nisan 2009

Sen dolu bir güne uyanış...bitik olacağımdan bir haber!


kadın uyanır güne...
aynaya bakar gülümser...
penceresinden giren turuncularla şu turuncu duvarları sağolsun... güneş doğdu odaya...
güzel bir duş lazım..

akıp gider yaşadığı tüm karmaşık günler.. yüzüne değen her damla günlerce akıp gitmiş yer etmiş yaşların izlerini yenilercesine... sever yüzünü...
bir pamuk bornozdur şu terapinin tatlı keyfi...
günlerden cumartesi.günlerden şehirdeki yaralıların içip,dağıtma;
günlerden şehirdeki sevgililerin müzikle,içkiyle,elele sevişme;
günlerden şehirdeki kalabalığın gürültüye gürültü katma, yolları sokakları caddeleri kaldırımları mekanları doldurma günü...

kadın kuruttu saçlarını... süsünü sürdü.. giydi siyah bir elbise.. özlemiş sıcağı...
öylesi sevdi ki şu geçen günlerde dağılmış halini...
öyle güzel birleştirdi ki...
günlerden cumartesi...

kapı çaldı...
koştu mu kapıya bizim kadın?
koştu...

1 saat sonrasında neler olacağını bilmeden...
her adımla içindeki kelebekler daha çok yerleşti evinin köşelerine...
her kelebek izledi bir kenardan...

1 saat öncesini...
1 saat sonrasını...

sizler yaşadınız mı kalabalık şehirde çıt çıkmama halini...
yaşamadıysanız okumayın hiç...
yaşadıysanız gelin...
anlatmak istediklerim var...

Bir şehir sildi yaşlarımı...yine sen kokulu


bu akşam yalnız kalmak istedim...

saatlerce suskun suskun bir masada oturduktan sonra.aslında hikaye 3-5 kelimeyle özetlenebilecek birşey değil. maalesef ki değil.
bu akşam yalnız kalmak istedim.
kadıköyde.

sahile düştü yol. ne benim ne onun. yol işte.
sanırım yaklaşık sessizlikten ibaret olan 4 saat sonrasındaydı... döküldüm.

-sahilde DURMAK istiyorum.
-peki.
-peki sen şurda durur musun.
-saçmalama burda durucam ben.
-ağlamak istiyorum.tek başıma.

bırak sevgili nolur...
yani...bırakma...

gitmedi..tek derdimin denize atlamak falan olduğunu düşündü sanırım. o yüzden sadece yarım adımcık yanımdaydı.

ağladım.yarım saate yakın. sustum.
aslında şanslısınız sizler ne için ağladığınızı biliyorsunuz.
bende herşey karıştı.
kontrolümde değil kendi hayatım. herşey bir yöne gidiyor. benim yüzüm hangi yönde?

kaçmam lazım. çok uzaklara. kaçamayacağım.
kaçmam lazım. istemiyorum yapacağımdan emin olduğum şeyleri. yapacağım.
kaçmam lazım. dostlarla dertleşmeye. konuşamayacağım.

ürkek adımlar.
yalnızlık istemek.
boşlukta dolanmak.
sorumluluklar.
kaos.

bu cümlelerinden sonra şöyle söyleyebilirim...

sebebini bilmeden gözünden dökülüyorsa için ve sadece bunu senin yaşadığını düşünüyorsan...

aslında yalnız değilmişsin.
çok ağladım...
çok.

Cümlelerle çizilmiş çilek tanesi...


Mükemmel bir sevgili istemedim asla...
Ben ne kadar mükemmeldim ki sonuçta ondan mükemmelliği isteyeceğim. Üstelik kavgasız gürültüsüz hatta bir şey öğretemeyeceğin bir ilişkiyi kim ne yapsın... En azından ben almayayım.
Dokunmayı bilen adam mükemmeldir benim için pekala bu çok zordur. Siz erkekler ve kadınlar birçoğunuz dokunduğunuzu düşünürsünüz sevdiklerinize... Dokunmaktan dokunmaya fark vardır. Varsın cümlelerimiz olmasın... Susalım zaman zaman suskunluğu konuşturmuş olsun ellerimiz... İzin ver parmaklarımın ucu tenine değsin... Masallar anlatsın sana masum, temiz, sevimli... Dudaklarından seni seviyorum çıksın ama sadece ben duyayım bunu.
Yayılmasın tüm ülkeye bırakalım aşk bizde kalsın...
Gözlerinle güldüğün gibi gözlerinle konuşabiliyor musun sevgili?
Ah senin ses tonuna hayran olmamak elde mi? hadi konuşta biraz dinleyeyim...
Hayatı öğretmeye çalışırken bana ellerimden tut sıkı sıkı... Ben düştükçe toparla beni ve izin ver bende toparlayabileyim... Öğrenmem lazım benim hep öğrenmem lazım ve sen toparlansan da toparlanmana yardımcı olduğumu hissettirmelisin bana.İstemem! En güzel mekanlarla, en pahalı arabalarla, hediyelerle muhatap etme beni... İzin verelimde eksiklerimiz olsun. Eksiklerimiz olsun ki neyiz ne değiliz bir görelim sevgili... İstemem ben hiçbirini sen tebessümünle, gözlerinle ver bana değeri biçilmez mutluluğu... Lükslerle değil.Uyurken izleyebilmeli seni. Uyurken rüyanda konuşmanı ve gülümsemeni izlemek o kadar büyük mutluluk ki... Uyandığımda yine ellerin olsun yanaklarımda. Dudakların olsun gözlerimde... Tenin olsun yanı başımda kokun olsun burnumda... Saçlarımda gezinen nefesin bir ömür boyu kalsın yanımda... Ben kaçmaya çalıştıkça tut, oturt beni sevgili... Ama lafla sözle değil... Ama ellerinle çek oturt yerime değil bu. Sende kalk masadan. Bir sen anladın beni bilirim bir sen çözebildin bu huyumu... Bana yaklaştığın kadar gitmen gerektiğini biliyorsun sen... Ama biri diğerinden fazla olsa kapanırım kabuğuma çok iyi bilirsin. Sabahlara kadar anlatayım seni birilerine... Sabahlara kadar sende bana anlat... Beni değil ama bizi...Bizi bekleyen gelecekten bahset. Bizim atlattığımız savaşları geçtiğimiz köprüleri... Yıkılmak üzereyken ellerimizle sıkı sıkıya tuttuğumuz binaları hatırlat bana...
Hikayeler anlat bana... Zaman zaman uyumakta zorlandığımda anlat ki sayende huzurlu uyuyayım... Sabah uyanabileyim ama. Hem her gece her gece de olmaz bu... Sadece ağlarken ben. Sadece üzgünken... Ben iyi değilken bizim hikayemizi anlat bana sevgilim...Ellerimden tutup saçlarımı severken... Kirpiklerini öpüp severken içimde uçuşan kelebeklere selam olsun... Kelebeklerin çırpınma sesini dinlerken koskocaman bir çilek tabağımız var bizim...Üzerindeki pul biberlerden yerken zaman zaman gözlerimiz dolsun. Zaman zaman çileklere gömülelim gözümüz hiçbir şey görmesin başka...Sen ki hayalde bile anlatması zor adam...Sadece dokunmayı bil sevgili... Ta kalbimin en yara bere noktasına...Sadece dokunmayı bil sevgili...Gözlerimin içine baka baka... Sevmeye devam et...Ve izin ver dokunabileyim sana...Çünkü izlemekten çok daha büyük keyif sana dokunabiliyor olmak.Yolda yürürken zıplar mıyız birlikte? Kim ne diyor nasıl bakıyor demeden kahkahalara boğar mıyız İstanbul’u? sarılıp nereye gittiğimizi bilmemecesine yürür müyüz uzun uzun... Dalga geçer misin benimle? Bilirsin güzel dalga geçerim... Kızdırsana arada bir... Saçma sapan çocukça kahkahalar atalım... Çocukça saf taraflarımız olsun bizim... Ama çocukluktan mezun olmuş ama büyüklükten de henüz daha derece alamamış arada kalmışlardan olalım nolur. Asla mükemmel olmayalım biz. Asla çok bilen olmayalım...
Ama beraber pamuk şekerde yeriz değil mi?
sen beni ve ben de seni yaşayayım sevgili... Ve bu hikayenin asla sonu olmasın...Dokundukça sayfalar dönsün bitanem... Sevdikçe tebessüm saçılsın nefes aldığımız her noktaya...
Hayalimdesin? Hayatımdasın?
Mühim değil...
İyi ki BENİMlesin...