3 Aralık 2011
susturdum tüm fısıltıları!
Çok isterdim, yazdıklarından sonra insanlar dedikodusunu yapmasın yazarların.. böyle bir dünya olabilsin..çok isterdim.. böylece bizler yazacaklarımızı içimize saklamak zorunda kalmazdık. ardından gelecek -noldu, niye öyle yazdın, kim yaptı, kim ne dedi, hı ne nolmuş? v.b. bir sürü sorudan ötürüdür ki.. çok güzel susuyorum eskiden çok güzel yazıyorum derken bugünlerde bir süredir, uzun bir süredir sustuğumu farkettim..
bu suskunluk aslında sadece içimden kafama yol alan düşünceleri susturmak oldu..neticede konuşmak isteyen a desende konuşuyor, gık desende..
şimdi eski günleri andım..açtım bir kırmızı şarap..önce kendime bir kadeh roze ikram ettim. tek eksiğim sigaram. şarkılarım da burada. hayallerim de.. keşkelerim de..iç çekişlerim de.. bir o kadar yalnızlığımda benimle bu akşam..
değişmeyen tek şey, mutsuzlukla birlikte verdiği o garip haz duygusu.. değişmeyen tek şey bu belki bunca zaman sonrasında. hala bu yalnızlık keyif verebiliyor bana...
bir dizi, bir program, bir film, bir adam, bir kadın, bir eski, bir yeni, bir mekan, bir olay... konuşmayı çok isterdim şimdi.. anlatmak istemek, anlaşılmak istememek, ama anlaşılmak gerekmek, anlaşılmak için anlatmak gerekmemek gibi sonuna soru işareti konamayacak durum ifadelerinden çok daha kolay olurlardı...
Kadıköy...
Çok özledim seni...
Alıp başımı gitmeyi çok özledim... şuraya ya da buraya pek önemi yok.. önemli olan faaliyet işte. alıp başımı giderim ülen! özgürlüğün... bir adamdan değil, bir mekandan değil, bir şirketten değil, bir dosttan değil... kendi kendine isyan edebilme özgürlüğü güzel olan şey. nereden gittiğinin nereye gittiğinin hiç önemi yok...
Kadıköy...
Çok özledim seni...
uzunca süre yazdıklarımın adresi belliydi.. bu sefer adresi belli değil.. çünkü kaybettiğim bir tarafıma yazıyorum sadece.. kendi kendime yazıyorum yani.. aslında hep kendi kendime yazıyordum ama bu sefer postacı benim, yazar benim, okur benim...
Kadıköy...
Çok ihtiyacım var içime kokunu çekmeye...
yıllar öncesine bir kaç akşama geri dönmeyi çok isterdim...çok öncesine ama.. üniversite yıllarına.. insanın çok eski günlerden bir kaç tanesine dönmesi içinde olduğu durumdan memnuniyetsizlik işareti değildir hatırlatırım... sadece özlemdir. o zamanlar masada oturan insanlara özlem belki... belki masada yapılan muhabbetlere...belki de o masaya özlem...o masanın etrafında oturmaya özlem... belki masada otururken etrafta olan biteni izlemeye özlem.. o zamanlar olup bitenlere özlem belki...
Kadıköy...
Sarhoş olmak istiyorum sokaklarında... Naralar atmak istiyorum.. hüngür hüngür ağlamak istiyorum sokaklarında.. sarılmak istiyorum eski dostuma.. sana.. sarılmak istiyorum sarmaşdolaş susmak istiyorum... fısır fısır konuşmak istiyorum.. dinlediğim şarkıdan bir nakarat olsun mesela.. kadehime dolmuş taşmış suskunluklarım olsun mesela... Kurmadığım cümlelere düşmüş bir damla yaş olsun mesela..hiç farketmez... ben kimseye bir açıklama yapmadan, kimseye anlatmadan, kimseyle konuşmadan doyasıya susup seni dinlemek istiyorum... o kadar özledim ki seni...
Bazen..Ara Ara..Bazı Bazı..eskilere gitmek istiyor insan...orada kalmak istiyor... bir süreliğine eskiden olduğu gibi, eski dostla bir güzel eski eski susmak istiyor...
Çok isterdim.. yazdıklarından sonra dedikodusunu yapmasın insanlar yazarların... ama biliyorum... artık eskisi gibi değil düzen.. dillendirmek moda şimdi..
herşeyi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

