
fısır fısır sorular...
neden ben? neden şimdi? neden oldu? neden o? neden tüm bunlar... çığlık çığlık yaşlar... titrek bir beden. iç iç bitmeyen sigara...
çok uzaklardayım...
ailem... ne annemin o mine kokusu.. ne babamın pamuk elleri... ne ablamın omzu...
bir başına ve uzaktasın ello...
içinden çıkılması gereken ne çok soru. tüm hesaplamaların varış noktası aynı cümle... "bundan yarım saat önce hayat çok başkaydı benim için" .
tüm inancınızın, tüm bağlılığınızın, sevdanızın, duyduğunuz gururun, sığındığınız limanın, inandığınız yarının, bildiğiniz dostluğun, emin olduğunuz değerlerin... yarım saatlik bir depremle yıkıldığını düşünün...
hayatınızın başınıza yıkıldığını...
siz olsanız sormaz mıydınız? "neden ben?"diye...
bilmem sormazdınız belki...
o kadar güçlü değildim...
sordum...
ve ne kadar ellerimi açıp yalvarsamda... bir ses fısıldamadı kulağıma nedenleri.. sadece yüzüme bakıp sustu..
bilmem.
belki yüzüme bile bakamamıştır...
masumken... hayatınızın gidişatını düşünün... masumken hesapta olmayan bir U dönüşü... arabayı ben kullanıyordum evet. ama kaza benim yüzümden olmadı...
nedenleriyse.. sormayın...
cevabını asla bilmedim ve bilemeyeceğim çünkü...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder